Hastanın Rızası Ne Anlama Gelir?

Hasta hakları söz konusu olduğu zaman sıklıkla sorulan sorulardan biri de hastanın rızası nedir sorusudur. Rıza, yapılacak olan şeye razı olmayı ifade eden bir kavramdır. Sağlık hukuku literatürü açısından ele alındığında da hekim tarafından hastaya uygulanacak her türlü muayene ve tedavinin hasta tarafından kabul edilmesidir. Hastanın rızası olmaksızın tıbbi ya da cerrahi herhangi bir müdahalede bulunabilmek mümkün değildir. Hastanın sağlığını kaybetmesine ya da tamamen hayatını kaybetmesine neden olabilecek bir durumda bile hastanın beyanı esastır.

Rızanın Geçerli Olmadığı Durumlar

Sağlık hukuku alanında hastanın rızası önemli bir yere sahiptir. Ancak hastanın rızasının alınabilmesi için bazı yeterliliklere sahip olması gereklidir. Öncelikle hasta ağır yaralı bir halde sağlık kuruluşuna ulaştırılmışsa, bu durumda rızasının varlığı dikkate alınmaksızın müdahale edilir. Özellikle hastanın bilincinin kapalı olması durumunda, hastayı riske atmamak adına gerekli olan tüm işlemlerin yapılması zorunludur. Bunun dışında bir kişinin yapılacak işleme rıza gösterebilmesi için akli dengesinin tam olması ve bu durumu çürüten herhangi bir belge ya da rapora sahip olmaması gereklidir. Akli dengesi yerinde bulunmayan kişilerin rızalarının geçerliliği söz konusu değildir. Bu durumda rızayı kullanma hakkı, kişiye atanmış olan vasiye geçer. Bir diğer şart ise yaş olarak hastanın erişkin durumda olması yani 18 yaşını doldurmuş olmasıdır. Bu şartı taşımayan hastaların rıza hakları da ebeveynleri tarafından kullanılmaktadır. Kişinin ne dediğini bilmeyecek derecede alkol ya da uyarıcı madde almış olduğu durumlarda da eğer acil bir durum söz konusu yoksa, tedaviye bizzat rıza gösterme imkanı tanınması gerekir.

Rızanın Kullanımında Aydınlatmanın Önemi

Hastanın rıza hakkını kullanabilmesi için neye rıza göstermesi gerektiğini bilmesi gereklidir. Bu yüzden de hekimler, hastaya hastalığı hakkında detaylı olarak bilgi vermeli ve hangi tedavi yöntemlerinin ne derecede etkili olacağını net bir şekilde beyan etmelidir. Hastanın önerilen tedavi yöntemlerini reddetmesi durumunda, meydana gelmesi muhtemel durumlar da hastaya anlatılmalıdır. Hastanın rızası alınmadan, yani hasta kendi sağlığı ya da yaşamı üzerinde bir kararda bulunmadan önce, karar vermesi için gerekli olan tüm bilgilere sahip olmalıdır. Bu bilgileri sağlamak ise sağlık kuruluşu bünyesinde görev yapan hekimlerin yükümlülüğüdür.

Similar Posts